Hakkında örgüt üyeliğinden beraat kararı verilen sanığın, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediği kabul edilen bir yağma suçundan dolayı cezasının infazında ağırlaştırılmış infaz rejiminin uygulanması (örneğin 2/3 koşullu salıverilme), infaz hukukunun hangi temel ilkesine aykırılık oluşturur?
Bu durum, infaz hukukunda geçerli olan 'failin değil, fiilin esas alınması' ilkesinin, 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesini ihlal edecek şekilde geniş yorumlanması riskini taşır. İnfazda failin kişisel özelliklerinden çok, mahkum olduğu fiilin niteliği önemlidir. Ancak, bir fiilin 'örgüt faaliyeti çerçevesinde' olması, o fiile katılan herkesin otomatik olarak örgüt mensubu gibi ağırlaştırılmış infaza tabi tutulmasını gerektirmez. Sanığın örgütle bağına ilişkin mahkumiyet kararı yoksa, sadece işlediği suçun (yağma) diğer örgüt üyeleri tarafından işlenmiş olması, onun da örgüt mensubu gibi infaza tabi tutulmasını haklı kılmaz. Bu, mahkumiyet kararında yer almayan bir tespitin (örgütsel bağ), infaz yoluyla hükümlü hakkında kabulü anlamına gelir ve 'şahsilik' ilkesini zedeler.