Bir davada, davacı vekilinin mazeret dilekçesi sunmasına rağmen mahkeme mazereti kabul edip davacının yokluğunda yargılamaya devam ederek davayı reddederse, HMK m. 184 ve 186 açısından nasıl bir usul hatası işlemiş olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #72828

Bu durumda mahkeme, hukuki dinlenilme hakkını ve adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan sözlülük ilkesini ihlal etmiş olur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12273 E., 2018/10868 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, mahkemenin öncelikle tahkikatın bittiğini taraflara tefhim etmesi (HMK m. 184), ardından sözlü yargılama için taraflara söz hakkı tanıması gerekir. Davacı vekilinin yokluğunda tahkikat bitirilip hüküm kurulması, davacı tarafa tahkikatın tümü hakkında açıklama yapma ve sözlü yargılamada son sözlerini söyleme (HMK m. 186/2) imkanını elinden alır. Mazeret kabul edilmişse duruşmanın ertelenmesi, kabul edilmemişse bile usulüne uygun olarak tahkikatın bitirilip sözlü yargılama için gün verilerek bunun taraflara tebliğ edilmesi gerekirdi. Bu usule uyulmaması tek başına bozma nedenidir.