HMK m. 184 ve m. 186'ya göre, mahkemenin tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra, taraflara sözlü yargılama için ayrı bir gün tayin etmeden aynı celsede hüküm kurması her zaman usule aykırılık teşkil eder mi? Bu durumun istisnası nedir?
Her zaman usule aykırılık teşkil etmez. Kural olarak mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra (HMK m. 184), sözlü yargılama ve hüküm için tarafları yeni bir duruşma gününe davet etmelidir (HMK m. 186). Ancak, Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi (örn: Yargıtay 11. HD, 2016/1997 E., 2017/3912 K.), tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada tarafların tamamı hazırsa ve sözlü yargılama için yeni bir duruşma günü verilmesini istemediklerini açıkça beyan ederlerse, bu durum tutanağa geçirildikten sonra aynı celsede sözlü yargılamaya geçilerek taraflara son sözleri sorulup hüküm verilebilir. Bu istisna dışında, taraflardan biri yoksa veya hazır olanlar yeni bir gün tayinini isterse, aynı celsede hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlali sayılır ve bozma nedenidir.