Bir şirketin temsilcisi, işletme konusu dışındaki bir işlemi, şirketin açıkça zararına olduğunu bilerek ve üçüncü kişiyle danışıklı olarak yaparsa, bu işlemin hukuki akıbeti ne olur?
Bu durumda, TTK m. 371/2'nin istisnası açıkça gerçekleşmiş olur. Üçüncü kişi, işlemin konu dışı olduğunu bilmenin ötesinde, işlemde danışıklı hareket ederek kötü niyetli olduğunu göstermiştir. Şirket, üçüncü kişinin bu kötü niyetini ispat ederek, işlemle bağlı olmadığını ileri sürebilir. Ayrıca, bu durum, temsil yetkisinin kötüye kullanılmasının bariz bir örneğidir. Şirket, hem işlemi geçersiz saydırabilir hem de kendisine kasten zarar veren temsilcisine karşı TTK m. 553 uyarınca tazminat davası açabilir. Temsilci ve üçüncü kişi arasındaki danışıklı eylem, duruma göre TBK m. 19 uyarınca muvazaa veya ahlaka aykırılık nedeniyle işlemin kesin hükümsüzlüğüne de yol açabilir.