Bir suç örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmayan bir kişi, örgütün faaliyet suçuna (örn: yağma) iştirak ederse, bu kişiye 'örgüte yardım' suçundan (TCK m. 220/7) ceza verilebilir mi?
Bu durum, yardımın niteliğine göre değişir ve doktrinde tartışmalıdır. Eğer kişinin eylemi, doğrudan yağma suçuna iştirak (şeriklik) niteliğindeyse, TCK m. 39 uyarınca yağma suçuna yardım etmekten sorumlu tutulur. TCK m. 220/7'nin uygulanabilmesi için, eylemin bizatihi suç teşkil etmeyen, örgüte yönelik bir yardım (örneğin yer sağlama) olması gerektiği savunulmaktadır. Ancak, bir faaliyet suçuna iştirak etmenin, aynı zamanda örgüte de bir yardım sağladığı kabul edilirse, TCK m. 44 (fikri içtima) uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan (yağmaya yardımdan) ceza verilmesi gündeme gelebilir. Makalede de belirtildiği gibi, Yargıtay'ın bir kararında fail, hem azmettirdiği suçtan hem de örgüte maddi katkı sağlamaktan (yardımdan) ayrı ayrı cezalandırılmıştır. Bu, kavramsal sorunların bir yansımasıdır.