Tanıklıktan çekinme hakkı olan ve birlikte suç işleyen iki şüphelinin iletişiminin denetlenmesi, 'delillerin serbestliği' ilkesi ile nasıl bir ilişki içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #72605

Bu durum, 'delillerin serbestliği' ilkesinin, 'hukuka uygun delil elde etme' kuralı ile sınırlandırılmasının bir örneğidir. Delillerin serbestliği ilkesi (CMK m. 217), yargılamada her şeyin delil olabileceğini ifade eder. Ancak bu delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi şarttır. Tanıklıktan çekinme hakkı olanların iletişiminin denetlenip denetlenemeyeceği tartışması, tam da bu sınırda yer alır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (2013/10-642 E. sayılı karar) yorumu, suç ortaklığı durumunda denetlemenin hukuka uygun olduğu ve elde edilen delilin serbestçe değerlendirilebileceği yönündedir. Karşı görüş ise, bu denetlemenin hukuka aykırı olduğunu ve bu yolla elde edilen delilin, delillerin serbestliği ilkesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunur. Yargıtay, kanun koyucunun amacının suç ortaklığını himaye etmek olamayacağı gerekçesiyle ilk görüşü benimsemiştir.