Bir kişi, eşinin kendisini aldattığına dair şüphelerini doğrulamak için, eşinin özel konuşmalarını gizlice kaydeder ve bu kaydı boşanma davasında delil olarak kullanırsa, bu eylemin TCK m. 134 açısından hukuki durumu ne olur?
Bu eylem, TCK m. 134/1'in ikinci cümlesinde tanımlanan 'özel hayatın gizliliğini görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal' suçunu oluşturur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir kişinin eşi dahi olsa, onun özel hayatına bu şekilde müdahale etmesi hukuka aykırıdır. Aldatma şüphesi, bu suçu işlemeyi meşru kılmaz. Elde edilen delil de hukuka aykırı delil niteliğindedir ve hukuk davalarında (boşanma davası) dahi kural olarak hükme esas alınamaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yeni tarihli kararlarındaki 'iddia ispatı amacı' ve 'hukuka aykırı hareket etme bilincinin yokluğu' gibi genişletici yorumlar bu durumu değiştirebilse de, bu yorumlar doktrinde ve Yargıtay'ın genel uygulamasında eleştirilmektedir. Kural olarak bu eylem suçtur.