Cumhuriyet savcısının, duruşmanın ertelendiği bir arada, dosyaya yazılı bir mütalaa sunması, CMK m. 190/1'de düzenlenen 'duruşmanın bütünlüğü' ilkesini nasıl etkiler?
Bu durum, duruşmanın bütünlüğü ve sözlülük ilkelerini zedeler. 'Duruşmanın bütünlüğü' veya 'aralıksızlığı' ilkesi (CMK m. 190/1), kural olarak duruşmanın bir celsede başlayıp bitirilmesini gerektirir. Zorunlu hallerde ara verilebilir. Mütalaanın duruşma dışında yazılı olarak sunulması, yargılamanın en önemli aşamalarından birinin (delillerin tartışılması) duruşma salonu dışına taşınması ve parçalanması anlamına gelir. Bu, hem tarafların iddiaları yüz yüze tartışmasını engeller hem de mahkemenin kesintisiz bir yargılama süreciyle kanaat oluşturmasını zorlaştırır. İdeal olan, tüm iddia, savunma ve mütalaaların aynı duruşma veya birbirini takip eden yakın celselerde sözlü olarak yapılmasıdır.