TCK m. 46/1-a'da düzenlenen avukatın mesleki tanıklıktan çekinme hakkı ile CMK m. 135/2'de düzenlenen tanıklıktan çekinebilecek kişilerle iletişimin kayda alınamaması yasağı birlikte nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #72547

Bu iki hüküm, avukatın sır saklama yükümlülüğünü ve savunma hakkını koruyan bir bütün oluşturur. Avukat, mesleği ve müvekkiliyle ilgili öğrendiği bilgiler hakkında tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir (TCK m. 46/1-a). Bu hak, mutlak bir haktır ve müvekkilin rızası olsa dahi avukat çekinebilir. CMK m. 135/2 ise, bu hakkın fiilen işlevsiz kalmasını önleyen bir güvencedir. Eğer avukat-müvekkil görüşmeleri dinlenip kaydedilebilseydi, tanıklıktan çekinme hakkının bir anlamı kalmazdı. Dolayısıyla, CMK m. 135/2, avukatın tanıklıktan çekinme hakkının ve sır saklama yükümlülüğünün bir gereği olarak, avukat-müvekkil arasındaki mesleki görüşmelerin devlet tarafından dinlenip kaydedilemeyeceğini güvence altına alır. Bu yasak, CMK m. 136 ile de pekiştirilmiştir.