30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 'temliken tescil' arasındaki temel fark nedir? Hangi durumlarda hangisi uygulanır?
Temel fark, dayanak sözleşmenin niteliğindedir. 'Temliken tescil', alacağın temliki hükümlerine (TBK m. 183 vd.) dayanır ve temelinde arsa sahibi ile yüklenici arasında geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunur. Yüklenici bu geçerli sözleşmeden doğan kişisel hakkını üçüncü kişiye devreder. Yazılı temlik sözleşmesi yeterlidir. 1988 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ise, temelinde geçerli bir sözleşme bulunmayan, tapulu taşınmazın haricen (adi yazılı) satıldığı durumlar için bir istisna getirir. Bu kararın uygulanabilmesi için; alıcının tüm borçlarını ödemesi, satıcının taşınmazı teslim etmesi ve alıcının malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tescile yanaşmaması gibi şartların bir arada bulunması ve bu durumun TMK m. 2'deki dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmesi gerekir. Kısacası, temliken tescil geçerli bir temel ilişkiye, İBK ise geçersiz bir sözleşmeye rağmen hakkın kötüye kullanılmasını önlemeye dayanır. 'Yap-sat' şeklinde, yüklenicinin kendi arsasına yaptığı inşaattan satışlarda İBK uygulanırken; başkasının arsasına kat karşılığı yaptığı inşaattan satışlarda temliken tescil uygulanır.