Bir duruşmada Cumhuriyet savcısı beraat yönünde mütalaa vermiş, ancak sonraki celsede duruşmaya katılan başka bir Cumhuriyet savcısı, dosyaya yeni bir delil girmemesine rağmen mahkumiyet talep etmiştir. Mahkemenin bu çelişkili mütalaalar karşısındaki tutumu nasıl olmalıdır ve gerekçeli kararında bu durumu nasıl yansıtmalıdır?
Mahkeme, Cumhuriyet savcısının mütalaası ile bağlı değildir. Ancak gerekçeli kararında iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlere cevap vermek zorundadır. Bu durumda mahkeme, gerekçeli kararında (CMK m. 230) her iki mütalaaya da değinmeli, neden birini diğerine tercih ettiğini veya neden her ikisini de kabul etmeyip farklı bir sonuca ulaştığını hukuki ve fiili gerekçeleriyle açıklamalıdır. Gerekçesiz şekilde mütalaanın değiştirilmesi, iddia makamının pozisyonunda bir kararsızlık yarattığından, mahkemenin bu durumu da dikkate alarak, özellikle mahkumiyet kararı veriyorsa, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi çerçevesinde daha titiz bir değerlendirme yapması beklenir. Mahkemenin, bu çelişkiyi görmezden gelerek sadece son mütalaaya atıf yapması, 'gerekçeli karar hakkı'nın ihlali anlamına gelir.