Anayasa Mahkemesi'nin Yunis Karataş kararı ışığında, 'terör suçu' işleyen her kişi 'terör suçlusu' olarak kabul edilebilir mi? Bu iki kavram arasındaki temel fark nedir ve bu farkın cezanın infazı (özellikle koşullu salıverilme) açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #72456

Hayır, terör suçu işleyen her kişi 'terör suçlusu' olarak kabul edilemez. Anayasa Mahkemesi'nin 26.01.2023 tarihli Yunis Karataş kararında da vurgulandığı gibi bu iki kavram farklıdır. 'Terör suçu', 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 3. ve 4. maddelerinde tanımlanan suçlardır. 'Terör suçlusu' ise TMK m. 2'de tanımlanmış olup, bir kişinin bu sıfatı alabilmesi için ya bir terör örgütünün mensubu olması ya da örgüte mensup olmasa bile örgüt adına suç işlemesi gerekir. Temel fark, 'terör suçlusu' kavramının varlığı için bir 'örgüt' unsurunun zorunlu olmasıdır. Bu fark, infaz hukuku açısından kritiktir. Örneğin, TMK m. 17/4'te düzenlenen ve koşullu salıverilmeden yararlanamamayı öngören ağırlaştırılmış infaz rejimi, sadece 'terör suçluları' için geçerlidir. Dolayısıyla, bir kişi TMK kapsamındaki bir terör suçundan mahkum olsa bile, eğer bu suçu bir örgüt bağlantısı olmaksızın işlemişse 'terör suçlusu' sayılmaz ve hakkında TMK m. 17/4 uygulanamaz.