Ceza yargılamasında, özellikle taksirli suçlarda (örn. trafik kazası), bilirkişinin tarafların 'asli kusurlu' veya 'tali kusurlu' olduğuna dair bir değerlendirme yapması hukuka uygun mudur? Bu konudaki yasal dayanak nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #72454

Hayır, hukuka uygun değildir. Kusur tespiti ve derecelendirmesi (asli/tali, yüzdelik oran vb.) normatif bir değerlendirme olup, bu yetki münhasıran hakime aittir. Bilirkişinin görevi, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren maddi olguları saptamaktır. Örneğin, bir trafik kazasında araçların hızını, fren izini, trafik ışığı ihlali olup olmadığını tespit edebilir. Ancak bu teknik verilerden yola çıkarak kimin ne derecede kusurlu olduğunu belirleyemez. TCK m. 22'nin gerekçesinde de bu durum açıkça belirtilmiştir: 'Taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk, bir değerlendirmeyle ancak olay hakimi tarafından yapılabilir.' Bilirkişinin kusur değerlendirmesi yapması, görev sınırını aşması ve hakimin yerine geçmesi anlamına gelir. (CMK m. 63, m. 67/3; 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m. 3/2; TCK m. 22 gerekçesi)