Bir ticaret şirketinin temsilcisi, şirketin işletme konusu dışında bir işlem yaptığında ve bu durumu bilen veya bilmesi gereken kötü niyetli bir üçüncü kişi ile anlaştığında, bu işlemin hukuki yaptırımı ne olur? Doktrindeki farklı görüşleri açıklayınız.
Bu durumda işlemin hukuki yaptırımı doktrinde tartışmalıdır. Üç temel görüş bulunmaktadır: 1) Yetkisiz Temsil: Bir görüşe göre, bu durumda yetkisiz temsil hükümleri (TBK m. 46-47) uygulanır. İşlem, şirketin icazet vermesine kadar 'askıda geçersiz' olur. Şirketin genel kurulu icazet verirse işlem geçerli hale gelir, vermezse geçersiz kalır. 2) İptal Kabiliyeti: Diğer bir görüşe göre, işlem başlangıçta geçerlidir ancak şirketin iptal hakkı vardır. Şirket, üçüncü kişinin kötü niyetini ispatlayarak işlemi iptal edene kadar işlemle bağlıdır. Bu durum, irade sakatlığı hallerine benzetilmektedir. 3) Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılması: Bu görüşe göre ise, olay temsil yetkisinin kötüye kullanılmasının özel bir halidir. İşlem dış ilişkide şirketi bağlar, ancak şirket, iç ilişkide temsil yetkisini aşan temsilciye karşı sorumluluk davası açabilir. (TTK m. 371/2)