Bir boşanma davasında iddialarını ispatlamak amacıyla, davalının evine gelen davacıyı ve babasını, rızaları olmaksızın kaydeden ve bu kaydı mahkemeye delil olarak sunan sanık hakkında 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçundan ceza verilebilir mi? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu konudaki yaklaşımı ve bu yaklaşımın eleştirisi nedir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 27.11.2023 tarihli, 2020/1357 E., 2023/5105 K. sayılı kararında, sanığın eyleminin 'iddialarını ispatlama amacını taşıdığı' ve 'hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmadığı' gerekçesiyle suçun manevi unsurunun oluşmadığına ve beraat kararının onanmasına hükmetmiştir. Ancak bu yaklaşım, makalede eleştirilmektedir. Eleştiriye göre; TCK m. 134'teki suç genel kastla işlenebilen bir suçtur ve özel bir saik (amaç) aramaz. 'Hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmama' hali, ancak TCK m. 30/4'teki kaçınılmaz bir haksızlık hatası durumunda ceza sorumluluğunu kaldırabilir. Olayda ise sanıklar planlı bir şekilde, tuzak kurarak kayıt yapmışlardır. Bu durum, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun aradığı 'ani gelişen durum' ve 'başka türlü delil elde etme imkanının olmaması' şartlarını taşımadığından, eylemin suç teşkil ettiği ve elde edilen delilin hukuka aykırı olduğu savunulmaktadır.