TCK m.58/9 ve Ceza İnfaz Kanunu m.107/4 hükümlerinin her ikisi de koşullu salıverilme için 2/3 oranı öngörüyorsa, makale yazarı neden bu iki hükmün farklı kişilere uygulanması gerektiği üzerinde durmaktadır?
Yazar bu ayrım üzerinde durmaktadır çünkü bu iki hükümdeki kavramlar farklıdır ve farklı hukuki statüdeki kişileri hedeflemektedir. CİK m.107/4 'örgüt kurucusu, yöneticisi ve örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işleyenleri' kapsarken; TCK m.58/9 'örgüt mensubu suçluları' kapsar. 'Örgüt mensubu' tanımı (TCK m.6/1-j) ise 'örgüt adına suç işleyeni' de içerir ancak 'faaliyet çerçevesinde suç işleyeni' içermez. Yazar, bu kavramsal farklılıkların kanunilik ve öngörülebilirlik açısından sorunlu olduğunu ve hukuki durumların netleştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu ayrım, özellikle örgüt üyesi olmayıp sadece örgüt adına suç işleyen veya örgüte yardım eden kişilerin infaz rejiminin belirlenmesinde önem kazanmaktadır. (sen.av.tr, 'Örgüt Suçlarında Kavramsal Sorunlar ve Bu Sorunların İnfaza Etkisi' makalesi)