Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin E. 2013/16807, K. 2014/19092 sayılı kararında, sanığın 12 yaşından küçük kızını hırsızlık suçunun işlenmesinde araç olarak kullandığı belirtilmiştir. Bu durumda sanık hakkında TCK Madde 37/2'nin (dolaylı faillik ve cezanın artırılması) uygulanmaması neden 'karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır' şeklinde ifade edilmiştir? Bu ifadenin usul hukuku açısından anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71343

Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin E. 2013/16807, K. 2014/19092 sayılı kararında, sanığın 12 yaşından küçük (kusur yeteneği olmayan) kızını hırsızlık suçunun işlenmesinde araç olarak kullandığının anlaşılması karşısında, normalde sanık hakkında TCK Madde 37/2'nin ikinci cümlesi uyarınca (kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezasının üçte birden yarısına kadar artırılması) ceza artırımı yapılması gerekirdi. Ancak Yargıtay, bu durumun 'karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmadığını' belirtmiştir. Bu ifadenin usul hukuku açısından anlamı şudur: Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, temyiz incelemesi kural olarak temyiz edenin belirttiği sebeplerle sınırlıdır (CMK m. 294, 301). Ancak, bazı durumlarda Yargıtay re'sen (kendiliğinden) de bozma yapabilir (CMK m. 302/2). Eğer ilk derece mahkemesinin kararında sanık aleyhine bir hukuka aykırılık varsa (örneğin, uygulanması gereken bir artırım maddesi uygulanmamışsa ve bu da sanık lehine bir durum yaratmışsa), bu durumun Yargıtay tarafından sanık aleyhine olacak şekilde bozulabilmesi için genellikle Cumhuriyet Savcısının veya katılanın (mağdurun) bu yönde bir temyiz başvurusunda bulunmuş olması (aleyhe temyiz veya karşı temyiz) gerekir. Eğer sanık lehine olan bu hukuka aykırılık (cezanın artırılmaması) sadece sanık veya müdafii tarafından temyiz edilmişse ve savcı/katılan temyiz etmemişse veya temyizleri reddedilmişse, Yargıtay 'aleyhe bozma yasağı' (reformatio in peius yasağı) ilkesi gereğince bu durumu sanık aleyhine bozamaz. 'Karşı temyiz olmadığından' ifadesi, aleyhe bir temyiz başvurusunun bulunmadığını ve bu nedenle sanık lehine olan bu durumun düzeltilemeyeceğini ifade eder. Yargıtay bu durumu eleştiri olarak belirtir ancak doğrudan bozma nedeni yapmaz.