Yargıtay CGK E. 2020/130, K. 2022/240 sayılı kararında, gerçeğe aykırı belgelerle yapılan başvuru üzerine banka görevlisinin hatasından yararlanılarak sahte kart üretilmesinin sağlanması durumunda, başvuran kişinin TCK 245/2 (sahte kart üretme) açısından sorumluluğu 'dolaylı faillik' (TCK 37/2) kapsamında nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay CGK E. 2020/130, K. 2022/240 sayılı kararında, dolaylı faillik kavramına değinilerek, arka plandaki kişinin (dolaylı fail) suçun icraî hareketlerini gerçekleştiren şahsın (araç olarak kullanılan) hareketleri üzerinde hâkimiyet kurduğu belirtilmiştir. Bu hâkimiyetin, kişinin hatasından yararlanmak suretiyle de gerçekleşebileceği ifade edilmiştir. Kararda, 'Gerçeğe aykırı belgelerle yapılan başvuru üzerine banka görevlisinin hatasından yararlanılarak, diğer bir ifade ile banka görevlisinin araç olarak kullanılması suretiyle sahte kart üretilmesinin sağlanması hâlinde bankaya başvuran kişinin sahte kart üretme suçu (TCK 245/2) bakımından dolaylı fail olarak sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir' denilmiştir. Bu durumda, banka görevlisi, failin sunduğu sahte bilgilere inanarak (hataya düşerek) sahte kartı üretmektedir. Fail, banka görevlisinin bu iradi olmayan veya sakatlanmış iradesi üzerinde hâkimiyet kurarak onu suçun işlenmesinde bir araç olarak kullanmakta ve TCK 245/2'deki 'üretme' fiilini dolaylı olarak gerçekleştirmektedir. Dolayısıyla, başvuran kişi, TCK 37/2 kapsamında dolaylı fail olarak TCK 245/2'den sorumlu tutulur.