Danıştay 15. Daire'nin E. 2016/6791 sayılı kararında, Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nde usta öğreticiler için öngörülen 'bir yıl süreyle kurslarda görev verilmemesi' yaptırımının yürütmesinin durdurulmasına hangi temel gerekçeyle karar verilmiştir? Kararda kanunilik ilkesi ve idareye tanınan yetkinin sınırları nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71332

Danıştay 15. Daire'nin E. 2016/6791 sayılı kararında, Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle usta öğreticilerin belirli fiilleri (Yönetmelikte belirlenen kurallara aykırı araç kullandırma, göreve geç gelme/gelmeme vb.) işlemeleri halinde 'bir yıl süreyle kurslarda görev verilmemesi' şeklinde bir yaptırım öngörülmesinin yürütmesi durdurulmuştur. Temel gerekçe, bu yaptırımın yasal dayanağının bulunmamasıdır. Kararda, usta öğreticilerin özlük hakları ve sorumlulukları bakımından 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer ilgili kanunlara atıf yapıldığı, bu kanunlarda ise 'bir yıl süreyle kurslarda görev almama' şeklinde bir yaptırımın öngörülmediği belirtilmiştir. Davalı idareye (Milli Eğitim Bakanlığı) yönetmelikle böyle bir yaptırımı uygulama yetkisinin verilmediği, kanunlarda öngörülmeyen bir kuralın yönetmelikle düzenlenemeyeceği vurgulanmıştır. Bu durum, idari işlemlerin ve düzenleyici işlemlerin kanunilik ilkesine uygun olması gerektiği, idarenin ancak kanunun verdiği yetki çerçevesinde hareket edebileceği prensiplerine dayanmaktadır. Dolayısıyla, yasal dayanağı olmayan bu yaptırım hukuka aykırı bulunmuştur. Ayrıca, düzenlemenin ölçülülük ilkesine de aykırı olduğu, her türlü mevzuata aykırılık için bir yıl gibi uzun bir süre hak mahrumiyetine yol açmasının fiil ile yaptırım arasında dengeyi bozduğu da ifade edilmiştir.