Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/8552 E., 2017/6548 K. sayılı kararındaki karşı düşüncede, 'başkasına ait sahte kimlik veya kimlik bilgileri ile o kişi adına kart çıkarılması' eyleminin TCK 245/2 kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği nasıl tartışılmıştır? 'Hesapla ilişkilendirme' unsurunun bu bağlamdaki önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71300

Karşı düşüncede, TCK Madde 245/2'de tanımlanan suçun oluşumu için 'sahte oluşturulan kartın başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilmesi' gerektiği vurgulanmıştır. 'İlişkilendirme'nin, karta başkasının mevcut hesap numarasını ve hesap bilgilerini aktararak kartın oluşturulması anlamına geldiği belirtilmiştir. Buna göre, başkasına ait sahte kimlik veya kimlik bilgileri ile o kişi adına (yeni bir hesap açılarak) kart çıkarılması halinde, kartın kart çıkarmaya yetkili kuruluş tarafından doğrudan (yeni bir hesap üzerinden) çıkarıldığı ve önceden var olan 'başkasına ait bir banka hesabıyla' bir ilişkilendirme bulunmadığı için TCK 245/2 maddesindeki suçun oluşmayacağı savunulmuştur. Karşı düşünceye göre bu tür bir eylem, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 37/2. maddesindeki suçu (kredi kartı sözleşmesinde sahtecilik) veya kullanılan belgelere göre TCK 204 (resmi belgede sahtecilik) veya TCK 207 (özel belgede sahtecilik) maddelerindeki suçları oluşturabilecektir. TCK 245/2'nin uygulanabilmesi için, mevcut bir başkasına ait hesabın bilgilerinin kopyalanarak yetkisizce sahte bir kart üretilmesi gerektiği ifade edilmiştir.