Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/12482 E., 2017/9769 K. sayılı kararındaki karşı düşüncede, özel şoförün kendisine teslim edilen kredi kartıyla akaryakıt istasyonunda pompa görevlileriyle anlaşarak fazla çekim yapıp aradaki farkı alması olayında, pompa görevlisi sanıkların TCK 245/1 açısından sorumluluğu neden sorgulanmıştır? Karşı düşüncede 'rıza' unsurunun ve 'gerekçeli karar' ilkesinin önemi nasıl vurgulanmıştır?
Karşı düşüncede, özel şoför olan sanığın (hükmü onanan) mağdura ait kartın şifresini kullanarak harcama yaptığı, bu durumda pompa görevlisi olan diğer sanıkların kartın rıza dışında kullanıldığını bilmelerinin olanaklı olmadığı ve araştırma yükümlülüklerinin de bulunmadığı, zira kart sahibi mağdurun rızasının kapsamını bilebilecek durumda olmadıkları belirtilerek beraatlerine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. TCK 245/1'deki suçun oluşması için ele geçirilmiş veya elde bulundurulan kartın mağdurun rızası dışında kullanılması gerektiği, mağdurun rızasının hukuka uygunluk nedeni değil, suçun kurucu unsuru olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, mahkeme kararının hangi sanığın hangi tarihte ne miktarda harcama yaparak haksız çıkar sağladığını açıklamadığı, bu haliyle Anayasa'nın 141. ve CMK'nın 230. maddelerindeki 'gerekçeli karar' ilkesine aykırı olduğu belirtilmiştir. Karşı düşünce, suçun manevi unsuru olan kastın (rıza dışılığı bilme) pompa görevlileri açısından ispatlanamadığını ve hükmün yetersiz gerekçeye dayandığını savunmaktadır.