TCK Madde 245/3'te düzenlenen sahte banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunda 'yarar' kavramı nasıl anlaşılmalıdır ve bu suçun teşebbüs aşamasında kalması hangi durumlarda mümkündür? Yargıtay CGK 2020/281 E., 2022/426 K. kararındaki 'işlenemez suç' ve 'elverişsizlik' kavramları bağlamında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71289

TCK Madde 245/3'te düzenlenen suçta 'yarar' kavramı, suçun işleniş şekli göz önünde bulundurulduğunda genellikle ekonomik bir yarar olarak anlaşılır. Bu yararın mutlaka fiilen elde edilmiş olması gerekmez; yarar üzerinde tasarruf edilebilir duruma gelmiş ise suç tamamlanmış sayılır (Örn: Sahte kartla kendi hesabına para transferi yapılması). Bu suç, teşebbüse elverişli bir suçtur. Yargıtay CGK 2020/281 E., 2022/426 K. kararında belirtildiği üzere, sahte banka veya kredi kartının kullanılmasına rağmen yarar elde edilememiş ise (örn: ATM'de işlem yaparken görevlilerin gelmesi, kartın limitinin yetersiz olması, bankanın işleme onay vermemesi) suç teşebbüs aşamasında kalır. Ancak, hareketin elverişliliği önemlidir. Eğer failin kullandığı araç (sahte kart) ile hiçbir koşul altında neticenin (yarar sağlama) meydana gelme imkânı yoksa (mutlak elverişsizlik), işlenemez suç söz konusu olur ve teşebbüsten ceza verilmez. Örneğin, kart hamili tarafından önceden iptal edilmiş bir kartın kullanılması durumunda mutlak elverişsizlik vardır. Buna karşılık, kredi kartının limitinin dolmuş olması, banka hesabında para olmaması, kartın geçici olarak bloke olması gibi durumlarda nispi elverişsizlik söz konusudur ve bu hâllerde teşebbüs hükümleri uygulanır, çünkü bu engeller ortadan kalktığında kart elverişli hale gelebilir.