Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1151 E., 2021/90 K. sayılı kararında, kişinin gerçeğe aykırı bilgi veya belgelerle bankaya başvurarak kendi adına ancak başkasına ait bilgilerle sahte bir banka veya kredi kartı oluşturulmasını sağlaması eyleminin TCK Madde 245/2 kapsamında 'üretim' olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmıştır. Kurulun bu konudaki kabulü nedir ve bu kabulün gerekçeleri nelerdir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1151 E., 2021/90 K. sayılı kararında, öğretide kişinin gerçeğe aykırı bilgi veya belgelerle bankaya başvurarak sahte bir banka veya kredi kartı oluşturulmasını sağlaması hâlinde TCK Madde 245/2 ve 245/3 anlamında sahte karttan söz edilemeyeceği savunulmuş olsa da, Yargıtay bu görüşe katılmamıştır. Kurul, bu şekilde üretilen kartın içermiş olduğu bilgilerin gerçeğe aykırı olması nedeniyle sahte olduğunu ve gerçeğe aykırı belgelerle başvurulması sonucu bankaya sahte kart düzenletilmesi eyleminin de TCK Madde 245/2'de düzenlenen 'üretim' kavramı kapsamında değerlendirilerek diğer unsurların varlığı hâlinde suçun oluşacağını kabul etmiştir. Bu kabulün temel gerekçesi, kartın fiziki olarak banka tarafından üretilmiş olsa da, içerdiği bilgilerin (kimlik, hesap ilişkisi vb.) sahte olması ve bu sahteliğin failin eylemleri sonucu ortaya çıkmasıdır. Dolayısıyla, failin bankayı araç kılarak sahte bir kartın vücut bulmasını sağlaması, 'üretim' eyleminin bir parçası olarak görülmektedir. Nitekim Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğu belirtilmiştir.