TCK Madde 245'in gerekçesinde, bu maddenin 'hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve sahtecilik suçlarının ratio legis’lerinin tümünü de içeren bu fiillerin, duraksamaları ve içtihat farklılıklarını önlemek amacıyla, bağımsız suç hâline getirilmeleri uygun görülmüştür' ifadesi yer almaktadır. Bu ifadeden hareketle, TCK 245'in diğer malvarlığı ve bilişim suçlarıyla olan ilişkisini ve kanun koyucunun bu maddeyi düzenlerken güttüğü amacı açıklayınız.
TCK Madde 245'in gerekçesinde yer alan bu ifade, kanun koyucunun banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması fiillerinin, klasik malvarlığı suçları (hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma) ve sahtecilik suçlarının bazı unsurlarını barındırdığını kabul ettiğini göstermektedir. Ancak, bu fiillerin karmaşık yapısı, bilişim teknolojilerinin kullanımı ve özgün nitelikleri nedeniyle mevcut suç tanımları kapsamında değerlendirilmesinde uygulamada duraksamalar ve içtihat farklılıkları yaşanmıştır. Örneğin, başkasının kartıyla ATM'den para çekme eylemi hırsızlık mı, dolandırıcılık mı, yoksa güveni kötüye kullanma mı sayılacağı tartışmalı olabiliyordu. Kanun koyucu, bu belirsizlikleri gidermek, bu tür fiillere özgü ve daha net bir yasal çerçeve oluşturmak, bu yolla bankaların veya kredi sahiplerinin zarara sokulmasını ve haksız çıkar sağlanmasını daha etkin bir şekilde önlemek amacıyla TCK 245'i bağımsız bir suç tipi olarak düzenlemiştir. Bu sayede, hem suçun unsurları netleştirilmiş hem de bu fiillere özgü cezalar öngörülerek özel bir koruma alanı yaratılmıştır.