Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/754 E., 2019/659 K. sayılı kararında, TCK Madde 245/1'de düzenlenen suçun 'bileşik suç' olup olmadığı tartışılmıştır. Karara göre bu suç bileşik suç mudur ve banka veya kredi kartının hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi (örneğin hırsızlık) ile TCK 245/1'deki suç arasında nasıl bir içtima ilişkisi kurulmalıdır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/754 E., 2019/659 K. sayılı kararında (ve benzer şekilde CGK 30.03.2010 tarihli ve 17-65 sayılı kararında) belirtildiği üzere, TCK Madde 245/1'de düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu, kanundaki düzenleniş şekli göz önüne alındığında bileşik suç olarak düzenlenmemiştir. Bileşik suç, bir suçun işlenmesi için başka bir suçun zorunlu olarak işlenmesi ve o suçun unsuru haline gelmesi durumudur. Oysa TCK 245/1'deki suçun işlenmesi için kartın mutlaka hırsızlık, yağma gibi başka bir suçla ele geçirilmiş olması zorunlu değildir; kart hukuka uygun yollarla da ele geçirilmiş olabilir. Bu nedenle, banka veya kredi kartının hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi durumunda oluşabilecek hırsızlık, yağma, dolandırıcılık gibi suçlar ile banka veya kredi kartlarını kötüye kullanma suçu arasında gerçek içtima kuralı uygulanarak fail her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalıdır. Yani, örneğin kart çalınmış ve sonra kullanılmışsa, hem hırsızlık suçundan hem de TCK 245/1'den ayrı ayrı ceza verilecektir.