Yargıtay CGK'nın 2017/754 E., 2019/659 K. sayılı kararında atıf yapılan Fahri Gökçen Taner'in makalesinde TCK m.245/1'deki 'her ne suretle olursa olsun' ifadesinin, kartın 'kanunlarda suç oluşturmayan eylemlerle ele geçirilmesi'ni kastettiği belirtilmektedir. Bu yorum, kartın suç teşkil eden bir eylemle (örn: hırsızlık) ele geçirilmesi durumunda TCK m.245/1'in uygulanmayacağı anlamına mı gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71271

Hayır, bu yorum TCK m.245/1'in, kartın suç teşkil eden bir eylemle ele geçirilmesi durumunda uygulanmayacağı anlamına gelmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun da benimsediği üzere (örn: 2017/754 E., 2019/659 K.; 2019/361 K.), 'her ne suretle olursa olsun' ifadesi, kartın ele geçirilme biçiminin (hukuka uygun, hukuka aykırı veya suç teşkil eden bir yolla) TCK m.245/1'in uygulanabilirliği açısından bir fark yaratmadığını belirtir. Fahri Gökçen Taner'in vurguladığı husus, kanun koyucunun bu ifadeyle, özellikle kartın failin eline hukuka uygun yollardan (örneğin, kaybolmuş kartı bulma, rızayla alıp sonradan rıza dışı kullanma gibi kanunda ayrıca suç tanımlanmamış yollarla) geçmesi halinde doğabilecek tereddütleri gidermek ve bu ele geçirme hukuka uygun olsa bile kötüye kullanımı yaptırıma bağlamak istediğidir. Eğer kart suç teşkil eden bir eylemle (hırsızlık, yağma, dolandırıcılık) ele geçirilmiş ve sonrasında TCK m.245/1'deki gibi kullanılarak yarar sağlanmışsa, fail hem ele geçirme suçundan hem de TCK m.245/1'den gerçek içtima kurallarına göre ayrı ayrı sorumlu tutulur. Yani, 'her ne suretle olursa olsun' ifadesi, TCK m.245/1'in uygulama alanını genişletici bir nitelik taşır, daraltıcı değil.