TCK m.245/1'in gerekçesinde, bu suç tipinin oluşturulma amaçlarından biri olarak 'duraksamaları ve içtihat farklılıklarını önlemek' gösterilmiştir. Bu ifadeden hareketle, TCK m.245/1 yürürlüğe girmeden önce, başkasına ait kartın izinsiz kullanılması eylemleri ceza hukuku doktrini ve uygulamasında hangi suçlar kapsamında değerlendiriliyor olabilirdi ve ne tür tartışmalara yol açıyordu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71270

TCK m.245/1'in gerekçesinde belirtilen 'duraksamaları ve içtihat farklılıklarını önlemek' amacı, bu tür fiillerin önceki dönemde farklı suç tanımları altında değerlendirilme potansiyelinden kaynaklanmaktadır. TCK m.245/1 yürürlüğe girmeden önce, başkasına ait bir banka veya kredi kartının rızasız kullanılarak yarar sağlanması eylemleri, olayın özelliklerine göre şu suçlar kapsamında değerlendirilebilirdi: 1. **Hırsızlık (Özellikle kartın çalınması ve kullanılması durumunda):** Ancak kartın kendisinin maddi değeri düşük olduğundan ve asıl amaç kartla işlem yapmak olduğundan tartışmalıydı. 2. **Dolandırıcılık:** Kart kullanılarak üçüncü kişilerin (işyerleri, banka) aldatılması suretiyle yarar sağlanması durumunda gündeme gelebilirdi. Ancak ATM'den para çekme gibi durumlarda 'insanın aldatılması' unsuru tartışmalıydı. 3. **Güveni Kötüye Kullanma:** Kartın kişiye belirli bir amaçla tevdi edilmesi ve bu güvenin kötüye kullanılarak yarar sağlanması durumunda söz konusu olabilirdi. 4. **Sahtecilik:** Eğer kart sahteyse veya üzerinde tahrifat yapılmışsa bu suçlar da gündeme gelebilirdi. Bu farklı ihtimaller, somut olayın özelliklerine göre hangi suçun oluştuğu, suçların içtimaı (özellikle hırsızlık ve dolandırıcılığın birlikte işlenip işlenmediği), teşebbüsün nasıl değerlendirileceği gibi konularda duraksamalara ve içtihat farklılıklarına yol açıyordu. TCK m.245, bu tür eylemleri özel bir suç tipi olarak düzenleyerek bu belirsizlikleri gidermeyi ve yeknesak bir uygulama sağlamayı amaçlamıştır.