TCK m.245/3'te yer alan 'fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde' hükmü, uygulamada TCK m.245/3'ün hangi suçlarla ilişkisinde önem kazanır? Bu hükmün bir örneği ne olabilir?
TCK m.245/3'te yer alan 'fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde' hükmü, bu suçun tali (ikincil) nitelikte olduğunu gösterir. Yani, eğer failin sahte kart kullanarak yarar sağlaması eylemi, aynı zamanda TCK'da daha ağır bir ceza ile yaptırıma bağlanmış başka bir suçun (örneğin, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık - TCK m.158/1-f, resmi belgede sahtecilik ve kullanma - TCK m.204, m.212) unsurlarını da taşıyorsa, fail o daha ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır, TCK m.245/3 uygulanmaz. Örneğin, bir kişi sahte oluşturduğu bir kredi kartını kullanarak ve aynı zamanda bankayı aldatıcı beyanlarla yanıltarak bir kredi çekmişse, eylem hem TCK m.245/3'ü hem de TCK m.158/1-f'yi (nitelikli dolandırıcılık) oluşturabilir. Eğer TCK m.158/1-f'nin cezası TCK m.245/3'ten daha ağırsa, fail sadece TCK m.158/1-f'den cezalandırılır. Bu hüküm, gereksiz yere birden fazla normun uygulanmasını engelleyerek 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama) ilkesine de hizmet eder ve kanun koyucunun daha ağır suç için öngördüğü yaptırımın tatbikini sağlar.