Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/21190 E., 2018/221 K. sayılı kararında, suça konu sahte hale getirilmiş emekli kartı ile nüfus cüzdanının ele geçmemesi ve asıllarının bulunamaması durumunda, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları açısından nasıl bir değerlendirme yapılmış ve hangi sonuca varılmıştır?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/21190 E., 2018/221 K. sayılı kararında, resmi belgede sahtecilik suçu açısından, suça konu belgenin fotokopi olması durumunda hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı, aslı bulunamayan evrakların ise 'aldatma kabiliyetlerinin' bulunup bulunmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Fiili iğfalin (aldatmanın) tek başına aldatma niteliğini göstermeyeceği vurgulanmıştır. Somut olayda, suça konu sahte hale getirilmiş emekli kartı ile nüfus cüzdanının ele geçmediği ve bu nedenle aldatma niteliğinin tespit edilemeyeceği gözetilerek, unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. Bu karar, sahtecilik suçlarında belgenin aldatma yeteneğinin (iğfal kabiliyeti) varlığının ve bunun tespiti için belgenin aslının veya denetime elverişli bir suretinin incelenmesinin önemini vurgulamaktadır.