TCK m.245/2'de düzenlenen 'sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme' suçunun oluşabilmesi için 'başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilme' şartı aranmaktadır. Yargıtay CGK 2017/1151 E., 2021/90 K. ve 2020/281 E., 2022/426 K. sayılı kararlarında bu şart nasıl yorumlanmıştır? Hiçbir banka hesabıyla ilişkilendirilmeyen bir kartın üretilmesi bu suçu oluşturur mu?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bahsi geçen kararlarına göre, TCK m.245/2'de düzenlenen suçun oluşabilmesi için sahte banka veya kredi kartının 'başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek' üretilmesi veya bu şekilde üretilen kartın satılması, devredilmesi, satın alınması ya da kabul edilmesi gerekmektedir. Bu şart, suçun temel unsurlarından biridir. Dolayısıyla, hiçbir banka hesabıyla ilişkilendirilmeyen sahte bir kartın üretilmesi veya kendisine kart verilmeyen bir kişinin kendi hesabıyla irtibatlandırarak (başkasına ait olmayan bir hesapla) kart üretmesi hallerinde TCK m.245/2'de tanımlanan suç oluşmayacaktır. Bu durumda, eğer üretilen sahte kart kullanılırsa TCK m.245/3 gündeme gelebilir, ancak TCK m.245/2'nin unsurları tamamlanmış olmaz. 'Başkalarına ait hesaplarla ilişkilendirme' unsuru, suçun mağdurunun genellikle kartı çıkaran banka veya finans kuruluşu olmasını da beraberinde getirir.