Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/7573 E., 2023/10327 K. sayılı kararında, maddi değeri olmayan kredi kartı bilgilerinin telefon vasıtasıyla öğrenilip bu bilgiler kullanılarak haksız yarar sağlanması eylemi, TCK m.136 (Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme) ve TCK m.245/1 (Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması) suçları bağlamında nasıl değerlendirilmiş ve hangi sonuca varılmıştır?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/7573 E., 2023/10327 K. sayılı kararında, sanığın mağdura ait kredi kartını alarak zilyetliğine geçirmeksizin, maddi değeri olmayan kredi kartı bilgilerini telefon vasıtasıyla öğrenme şeklindeki eyleminin, banka veya kredi kartı bilgilerinin kişisel veri niteliğinde olması nedeniyle TCK m.136'da düzenlenen 'Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme' suçunu oluşturacağı belirtilmiştir. Ancak, somut olaydaki gibi, bu bilgilerin kullanılarak haksız yarar sağlanması durumunda ise 'geçitli suç' özelliğinden dolayı sadece TCK m.245/1'de yazılı 'Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması' suçunun oluşacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle, sanık hakkında ayrıca TCK m.136'dan (veya olayda dolandırıcılık olarak nitelenen başka bir suçtan) mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Karar, TCK m.245/1'in, bu tür durumlarda kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükmü de kapsayan daha özel bir norm olarak uygulandığını göstermektedir.