TCK Madde 245/1'e göre, başkasına ait bir banka veya kredi kartının rıza dışı kullanılarak yarar sağlanması suçunun oluşabilmesi için 'her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse' ifadesi, kartın ele geçirilme şeklinin hukuka uygun olup olmamasının suçun oluşumu açısından bir önemi var mıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımı nasıldır?
TCK Madde 245/1'deki 'her ne suretle olursa olsun' ifadesi, banka veya kredi kartının kanunlarda suç oluşturmayan eylemlerle ele geçirilmesini kastetmekle birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (örn: CGK 2017/754 E., 2019/659 K.; CGK 2020/281 E., 2022/426 K.; CGK 2019/361 K.) istikrarlı kararlarına göre, suçun maddi unsurunun gerçekleşmesi bakımından kartın ele geçirilmesinin veya elde bulundurulmasının hukuka uygun olup olmadığı veya suç teşkil edip etmediği önemli değildir. Kart, sahibinin rızası dışında ve/veya suç teşkil eden yöntemlerle (hırsızlık, dolandırıcılık, yağma gibi) elde edilmiş olabileceği gibi, sahibinin rızasıyla (örneğin tevdi yoluyla) ele geçirilmiş de olabilir. Her iki halde de, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın kullanılarak yarar sağlanması durumunda TCK m.245/1'deki suç oluşacaktır. Önemli olan, kartı kullanan kimsenin hukuka aykırı yarar elde etmiş olmasıdır. Kartın hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi durumunda ise oluşabilecek hırsızlık, yağma, dolandırıcılık gibi suçlar ile banka veya kredi kartlarını kötüye kullanma suçu arasında gerçek içtima kuralı uygulanarak fail her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalıdır.