5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi, taksirli suçlarda iştiraki kabul etmemektedir. Bu bağlamda, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2013/26606 E., 2016/1535 T. sayılı kararında ele aldığı 'müşterek faillik' (TCK 37/1) ve 'yardım eden' (TCK 39) ayrımlarını, bir yağma suçundaki somut olay üzerinden tartışınız. Özellikle, sanıkların 'fiil üzerinde hakimiyet kurma' veya 'fiili devam ettirip ettirmeme konusunda irade sahibi olma' kriterlerini nasıl uyguladığını örnekleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71234

5237 sayılı TCK, taksirli suçlarda iştiraki mümkün görmezken, kasıtlı suçlarda 'fiil üzerinde hâkimiyet' ölçütüne göre faillik ve şeriklik (azmettirme, yardım etme) ayrımı yapmıştır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2013/26606 E., 2016/1535 T. sayılı kararı, bu ayrımı bir yağma suçundaki somut olay üzerinden detaylandırmaktadır. **Olay:** Sanık Muhammed'in, katılanı darbedip soyunmasını isteyerek MP3 çalar ve sigarasını aldığı, diğer sanıklar Cahit Mert ve Kadir'in ise başlangıçta karışmak istemeseler de Muhammed'in tarafına geçerek katılanı boş araziye götürdükleri, Muhammed'in talimatıyla sigaraları katılanın vücudunda bastırıp söndürdükleri, çakmakla saçını yaktıkları, hep birlikte darbettikleri, dikenlerin üzerine attıkları ve Muhammed'in silah sayılan cam parçasıyla tehdit ettiği bir yağma suçu söz konusudur. **Müşterek Faillik (TCK 37/1) ve 'Fiil Üzerinde Hâkimiyet':** Müşterek faillikte, birden fazla kişi 'birlikte suç işleme kararı' alır ve 'fiil üzerinde ortak hâkimiyet' kurar. Bu, faillerin suçun icrası veya akim kalması konusunda irade sahibi olması anlamına gelir. Kararda, sanıklar Cahit Mert ve Kadir'in başlangıçta tereddüt etseler de: * Muhammed'in tarafına geçmeleri, * Katılanı hep birlikte boş araziye götürmeleri, * Muhammed'in talimatıyla sigaraları söndürme, saç yakma gibi eylemlere katılmaları, * Katılanı hep birlikte darbetmeleri ve dikenlerin üzerine atmaları, Bu eylemler, Cahit Mert ve Kadir'in sadece 'yardım eden' (TCK 39) olmadığını, aksine Muhammed ile birlikte suçun icrai hareketleri üzerinde 'ortak hâkimiyet' kurduğunu gösterir. Onların katkıları, suç planının başarıyla tamamlanması açısından kritik ve fonksiyoneldir. Yani, suçun devam edip etmemesi onların da iradesindeydi. Dolayısıyla, mahkemenin bu sanıklar hakkında beraat kararı vermesi, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek hukuka aykırı bulunmuş ve kararın bozulmasına hükmedilmiştir. **Yardım Eden (TCK 39) Ayrımı:** Yardım eden, fiil üzerinde doğrudan hâkimiyet kuramayan, sadece suçun icrasını kolaylaştıran kişidir. Eğer Cahit Mert ve Kadir sadece katılanı araziye götürmekle kalsalar veya sadece 'gözcülük' gibi ikincil roller üstlenselerdi, o zaman 'yardım eden' olarak değerlendirilebilirlerdi. Ancak somut olayda, onların fiziksel katkıları ve Muhammed'in talimatlarına doğrudan uyarak suçun icrai safhalarında aktif rol almaları, fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurduklarını ortaya koymuştur.