Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunda (TCK m. 188), bir sanığın suçun kanuni tanımında yer alan 'kabul etme', 'nakletme' veya 'bulundurma' eylemlerine katılmasıyla, fiil üzerinde nasıl bir ortak hâkimiyet kurulabileceğini Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/36 E., 2020/521 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız. Bu sanığın, diğer suç ortaklarına kıyasla daha aktif bir rol üstlenmesi durumunda dahi 'yardım eden' olarak değerlendirilmemesinin gerekçesini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71223

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/36 E., 2020/521 K. sayılı kararı, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunda (TCK m. 188) müşterek faillik kavramını derinlemesine incelemiştir. Karara göre, müşterek faillik için 'birlikte suç işleme kararı' ve 'suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulması' şartları aranır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyet, her bir suç ortağının suçun icrasına ilişkin etkin ve fonksiyonel bir katkıda bulunması ve bu katkının suçun başarıyla işlenmesi açısından zorunluluk arz etmesi anlamına gelir. Somut bir senaryoda, bir sanığın uyuşturucu madde ticaretindeki rolü, eğer sadece 'kabul etme', 'nakletme' veya 'bulundurma' gibi TCK m. 188/3'te belirtilen seçimlik hareketlerden birini doğrudan gerçekleştiriyorsa veya diğer suç ortaklarının fiillerini tamamlayıcı nitelikteyse, müşterek fail olarak kabul edilir. **Ortak Hâkimiyetin Kurulması ve 'Yardım Eden' Ayrımı:** Kararda belirtilen örneğe göre, bir sanığın: * Uyuşturucu madde ticareti için buluşma ayarlaması, * Suç ortaklarını alıcıya tanıtması, * Uyuşturucu maddenin karşılığı olan parayı bizzat teslim alması, * Uyuşturucu maddeyi temin etmek amacıyla diğer suç ortaklarıyla birlikte hareket etmesi, * Uyuşturucu maddeyi bizzat nakledip alıcıya vermesi, * Diğer suç ortaklarının gözcülük yapmasına imkan tanıması gibi eylemler, Bu eylemler, sanığın sadece bir 'yardım eden' (TCK m. 39) değil, aksine suçun icrai hareketleri üzerinde diğer suç ortaklarıyla 'ortak hâkimiyet' kurduğunu gösterir. 'Yardım eden' kavramından farklı olarak, müşterek failin katkısı, suçun icrası bakımından 'önemli ve fonksiyonel'dir. Sanığın iş bölümü içerisinde gerçekleştirdiği davranışlar diğer faillerin fiillerini tamamlayıcı nitelikteyse ve fiilin başarıyla işlenmesi açısından kritik bir öneme sahipse, bu kişi müşterek faildir. Kararda, suç konusu uyuşturucu maddeyi nakledip alıcıya vermesi ve işlenen haksızlıkla doğrudan temas halinde bulunması nedeniyle sanığın, diğer inceleme dışı sanıklara göre suçun icrası bakımından daha aktif ve yapıcı bir konumda bulunduğu belirtilmiş ve TCK m. 37 kapsamında müşterek fail olarak sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, fiilin icrası üzerindeki kontrolün paylaşıldığını ve her bir katkının suçun tamamlanması için vazgeçilmez olduğunu gösterir.