5237 sayılı TCK'da 'faillik' kavramının (m. 37) ve 'şeriklik' kavramının (azmettirme m. 38, yardım etme m. 39) birbirinden ayrılmasındaki temel 'hâkimiyet' ölçütünü, 765 sayılı TCK'daki asli/feri iştirak ayrımının sakıncalarını da dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71220

5237 sayılı TCK, 765 sayılı TCK'daki 'asli iştirak' ve 'feri iştirak' ayrımını terk ederek, iştirak kavramını 'fiilin işlenişi üzerinde kurulan hâkimiyet' ölçütüne göre yeniden düzenlemiştir. Bu değişikliğin temel gerekçesi, 765 sayılı TCK'daki sistemin adil ve eşit olmayan bir cezalandırmaya yol açması, ayrıca uygulamada belirsizliklere (örn. gözcülük yapanın asli mi feri mi fail olduğu) neden olmasıdır. **Yeni Sistemde Hâkimiyet Ölçütü:** TCK m. 37 gerekçesinde de belirtildiği gibi, yeni düzenleme, suçun işlenişine iştirak eden kişinin katkısının, suçun bütünlüğü içinde ele alınmasını esas alır ve 'fiil üzerinde hâkimiyet' kurulup kurulmadığına bakar. Bu sistemde, iştirak şekilleri üç ana kategoriye ayrılmıştır: 1. **Faillik (m. 37):** Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişiler ('müşterek failler') veya suçu bir başkasını araç olarak kullanarak gerçekleştiren kişi ('dolaylı fail') fail olarak sorumlu tutulur. Faillikte, suçun icrası veya sonuçsuz kalması failin (veya müşterek faillerin her birinin) elindedir. Fiil üzerinde 'fonksiyonel, müessir fiil hâkimiyeti' vardır. Yani, failin katkısı, suç planının başarıya ulaşması açısından kritik ve zorunlu bir öneme sahiptir. 2. **Azmettirme (m. 38):** Azmettirmede, kişi, belirli bir suçu işlemeye henüz karar vermemiş birini, o suçu işlemeye 'ikna eder' veya 'kararını kuvvetlendirir'. Burada azmettiren, suçun işlenişi üzerinde bir 'hâkimiyet' kurmaz; azmettirilen kişi, suçu işlemeye kendi özgür iradesiyle karar verir ve icra eder. Azmettiren, suçun 'fikri failidir'. 3. **Yardım Etme (m. 39):** Yardım etme, suçun icrasını kolaylaştırıcı nitelikteki destekleyici, hazırlayıcı veya kolaylaştırıcı hareketleri ifade eder. Yardım eden, fiil üzerinde doğrudan bir 'hâkimiyet' kurmaz. Maddi yardım (araç sağlama, icrayı kolaylaştırma) veya manevi yardım (teşvik etme, karar kuvvetlendirme, yol gösterme, vaat etme) şeklinde olabilir. Yardım edenin katkısı, suçun başarıyla işlenmesi için önemli olsa da, suçun icrasına yönelik kritik fonksiyonel hâkimiyetten yoksundur. **Ayırımın Önemi:** 'Fiil üzerinde hâkimiyet' ölçütü, her bir iştirak edenin suçtaki rolünü ve katkısının ağırlığını somut olarak belirleyerek, daha adil ve orantılı bir cezalandırma sağlar. Bu sayede, suçun bütünlüğüne yapılan katkı esas alınır ve 765 sayılı TCK'daki 'asli' ve 'feri' ayrımının yol açtığı belirsizlikler ve adaletsizlikler giderilmeye çalışılmıştır.