TCK m. 245/4'te yer alan 'etkin pişmanlık' ve TCK m. 245/5'te yer alan 'ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz' hükümlerini açıklayınız. Bu hükümlerin suçun hukuki konusu ve korunan hukuki değer üzerindeki etkilerini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71215

TCK m. 245'te yer alan bu iki fıkra, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda özel cezasızlık veya ceza indirim nedenleri sunmaktadır: 1. **TCK m. 245/4 (Şahsi Cezasızlık Nedeni - Akrabalık İlişkisi):** Bu fıkra, TCK m. 245/1'de yer alan suçun belirli akrabalık ilişkisi içerisinde işlenmesi halinde 'ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz' hükmünü getirir. Bu akrabalar şunlardır: * Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden biri, * Üstsoy veya altsoyu veya bu derecede kayın hısımlarından biri veya evlat edinen veya evlâtlık, * Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden biri. Bu hüküm, bir 'şahsi cezasızlık nedeni'dir. Yani, suçun hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmiştir, ancak kanun koyucu, belirtilen yakın akrabalık ilişkileri nedeniyle faile ceza vermekten vazgeçmiştir. Bu durum, suçun hukuki konusunun (malvarlığı ve bilişim güvenliği) varlığını ortadan kaldırmaz, ancak özel bir politika gereği cezalandırma yapılmaz. Bu düzenleme, benzer şekilde malvarlığına karşı suçların bazılarına ilişkin TCK m. 167'deki şahsi cezasızlık nedenlerine paraleldir. 2. **TCK m. 245/5 (Etkin Pişmanlık):** Bu fıkra, TCK m. 245/1 kapsamına giren fiillerle ilgili olarak TCK'nın malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağını belirtir. TCK m. 168'de düzenlenen etkin pişmanlık, suçun tamamlanmasından sonra, ancak kovuşturma başlamadan veya hüküm verilmeden önce, failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen iade etmesi veya gidermesi halinde cezada indirim yapılmasını veya cezasızlık hallerini öngörür. Bu durum, suçun tamamlandığını ve hukuka aykırılığın gerçekleştiğini kabul eder, ancak failin gösterdiği pişmanlık ve zararı giderme çabası nedeniyle kanun koyucunun faile daha az ceza vermeyi veya cezasız bırakmayı tercih etmesidir. Buradaki hukuki değer, mağdurun malvarlığının telafisine verilen önemdir.