Bankaların kredi kartı bilgilerini hukuka aykırı olarak ele geçirme (phishing, skimming gibi yöntemlerle) ve bu bilgileri kullanarak haksız yarar sağlama eylemlerinde TCK m. 245/1 ve TCK m. 136'daki kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçları arasında nasıl bir hukuki ilişki kurulur? Yargıtay'ın 'geçitli suç' ilkesini bu bağlamda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71214

Bankaların kredi kartı bilgilerini hukuka aykırı olarak ele geçirme (phishing, skimming gibi) ve bu bilgileri kullanarak haksız yarar sağlama eylemleri, hem kişisel verilerin korunması hem de kartın kötüye kullanılması suçlarını gündeme getirir. Kredi kartı bilgileri (kart numarası, son kullanma tarihi, güvenlik kodu vb.) 'kişisel veri' niteliğindedir. Bu bilgilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi, TCK m. 136'da düzenlenen 'Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma' suçunu oluşturabilir. Ancak, Yargıtay'ın yerleşik içtihadı (örn. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/7573 E., 2023/10327 K.) bu tür durumlarda 'geçitli suç' ilkesini uygular. Buna göre, eğer kişisel veri niteliğindeki kredi kartı bilgileri 'kullanılarak' haksız yarar sağlanmışsa, fiil TCK m. 245/1'de düzenlenen 'Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması' suçunu oluşturur ve TCK m. 136 ayrıca uygulanmaz. **Geçitli Suç İlkesi:** Bu ilke, failin bir suçu işlemek için aynı hukuki değeri (burada malvarlığı veya bilişim güvenliği ile kişisel veri gizliliği) koruyan daha hafif bir suçu (TCK 136) işlemek zorunda kaldığı hallerde uygulanır. Basamak durumundaki daha hafif suçu düzenleyen norm yardımcı norm olarak kabul edilir ve sadece daha ağır suçu (TCK 245/1) düzenleyen normun uygulanmasıyla yetinilir. Zira kredi kartı bilgilerinin asıl tehlikesi ve amacı, kartın kullanılması yoluyla ekonomik yarar sağlamaktır. Bu durumda, daha özel ve ağır olan TCK m. 245/1 suçu, genel nitelikteki TCK m. 136 suçunu tüketir. Yargıtay, bu nedenle somut olaydaki gibi bilgilerin kullanılarak haksız yarar sağlanması durumunda ayrıca dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasını da hukuka aykırı bulmuştur.