TCK m. 245/3'te düzenlenen 'sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama' suçunda 'teşebbüs' kavramını, 'nispi elverişsizlik' ve 'mutlak elverişsizlik' ayrımlarını dikkate alarak Yargıtay kararları doğrultusunda açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71212

TCK m. 245/3'teki suç, teşebbüse elverişli bir suçtur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (örn. 2020/281 E., 2022/426 K.) kararlarında, sahte kartın kullanılmasına rağmen yarar elde edilememişse, suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilir. Bu bağlamda, 'nispi elverişsizlik' ve 'mutlak elverişsizlik' ayrımları önem kazanır: 1. **Nispi Elverişsizlik:** Suçun işlenmesinde kullanılan aracın (sahte kartın) veya suç konusunun, olayın özel koşulları altında neticeyi meydana getirmeye 'nispeten' elverişsiz olduğu durumlardır. Bu hallerde, aracın veya konunun belirli eksiklikleri giderildiğinde (örn. para yatırıldığında) neticenin gerçekleşme ihtimali bulunur. Yargıtay, kredi kartının limitinin dolmuş olması, banka hesabında para olmaması, kartın borcu nedeniyle geçici olarak bloke olması gibi durumları 'nispi elverişsizlik' olarak kabul eder. Bu durumlarda, kartın borcunun ödenmesi veya hesaba para yatırılmasıyla kart elverişli hale gelebileceğinden, teşebbüs hükümleri uygulanır ve fail cezalandırılır. 2. **Mutlak Elverişsizlik:** Suçun işlenmesinde kullanılan aracın veya suç konusunun, hiçbir koşul altında neticeyi meydana getirmeye 'mutlak' surette elverişli olmadığı durumlardır. Bu hallerde, suçun icra hareketleri başlasa bile, neticenin doğması imkânsızdır ve bu durum ortadan kaldırılamaz. Yargıtay, banka veya kredi kartının hamili tarafından 'daha önceden iptal edilmiş olması' durumunu 'mutlak elverişsizlik' olarak örnek gösterir. İptal edilmiş bir kartla hiçbir koşul altında yarar sağlama imkanı bulunmadığından, bu durumda fiil suçun maddi konusunu oluşturmayacağı için 'işlenemez suç' söz konusu olur ve teşebbüs hükümleri dahi uygulanamaz, fail cezalandırılmaz.