TCK Madde 37 gerekçesinde, yeni TCK sisteminde iştirak şekillerinin 'fiilin işlenişi üzerinde kurulan hâkimiyet ölçü alınarak' belirleneceği ifade edilmiştir. Bu ölçüt, 'dolaylı faillik' açısından nasıl bir anlam taşır?
Fiilin işlenişi üzerinde kurulan hâkimiyet ölçütü, dolaylı faillik (TCK 37/2) açısından şu anlama gelir: Dolaylı fail, suçu bizzat işlemese de, suçu işleyen kişiyi (araç olarak kullanılanı) ve onun hareketlerini kontrolü altında tutar, yönlendirir. Yani, suçun icra hareketlerini gerçekleştiren kişinin iradesi üzerinde bir hâkimiyet kurar. Bu hâkimiyet nedeniyle, fiili bizzat gerçekleştiren kişi gibi değil, onu araç olarak kullanan arka plandaki kişi 'fail' olarak sorumlu tutulur. Gerekçede belirtildiği gibi, 'arka plandaki kişi, suçun icraî hareketlerini gerçekleştiren şahsın ve hareketinin üzerinde hâkimiyet kurmaktadır ve bu hâkimiyet nedeniyle, fail olarak sorumlu tutulmaktadır.'