Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2012/2387 E., 2014/982 K. sayılı kararını esas alarak, 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçunda TCK Madde 37/1 kapsamında 'müşterek faillik'in nasıl oluştuğunu ve 'fikir ve irade birliği içerisinde eylem üzerinde birlikte hakimiyet kurma' kavramının somut olaydaki yansımalarını açıklayınız.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2012/2387 E., 2014/982 K. sayılı kararı, 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçunda TCK 37/1'deki müşterek failliğin 'fikir ve irade birliği içerisinde eylem üzerinde birlikte hakimiyet kurma' ilkesiyle nasıl somutlaştığını çarpıcı bir örnekle ortaya koymaktadır. **Olay:** Suça sürüklenen çocuk O. ile sanık M. arkadaştırlar. O. ile mağdur Y. arasında bir anlaşmazlık bulunmaktadır. Olay günü mağdur ve arkadaşları ile O. karşılaştığında tartışma kavgaya dönüşür. O., üzerindeki bıçağı çıkarınca mağdur ve arkadaşları kaçmaya başlarlar. Arkadaşı O.'nun mağduru kovaladığını gören M. de kaçmakta olan mağdurun peşinden koşar ve onu yakalayarak darp etmeye başlar. M. mağduru darp ederken O. da olay yerine gelir ve elindeki bıçakla mağdura üç darbe (iki kalça, bir sırt) vurur. Sırt bölgesindeki yaralanma akciğer yaralanmasına ve hayati tehlikeye neden olur. **'Fikir ve İrade Birliği İçerisinde Eylem Üzerinde Birlikte Hakimiyet Kurma'nın Somutlaşması:** * **Başlangıçtaki Fikir Birliği:** Her ne kadar başlangıçta kavga O. ile mağdur arasında başlamış olsa da, sanık M.'nin 'arkadaşı O.'nun mağduru kovaladığını gören' ve 'kaçmakta olan mağdurun peşinden koştuğu ve yakalayarak darp etmeye başladığı' andan itibaren, O. ile M. arasında mağdura yönelik bir 'fikir ve irade birliği' oluştuğu kabul edilir. * **Eylem Üzerinde Birlikte Hakimiyet:** * M.'nin mağduru 'yakalayarak darp etmeye başlaması', mağdurun direncini kırmada ve onu etkisiz hale getirmede doğrudan bir etki yaratmıştır. Bu, O.'nun bıçakla yaralama eylemini kolaylaştırmış ve adeta O.'nun bıçaklama fiilinin zeminini hazırlamıştır. * M.'nin darp eylemi sürerken O.'nun da olay yerine gelip bıçakla darbeler indirmesi, her iki sanığın eylemlerinin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğunu gösterir. Yani, M. fiziki güç kullanarak mağduru alıkoyup darp ederken, O. ölümcül darbeleri indirmiştir. Bu bir 'işbölümü'dür. * Her iki sanık da mağdurun direncini kırarak ve onu etkisiz hale getirerek, olayın seyrini ve neticesini etkileyebilecek bir 'hâkimiyet' kurmuşlardır. Fiilin icrası (darbeler ve bıçaklama) ve mağdurun hayati tehlike geçirmesi, her ikisinin de eylemleriyle doğrudan ilişkilidir. **Hukuki Sonuç:** Yargıtay, bu durumda sanık M.'nin, 'fikir ve irade birliği içerisinde eylem üzerinde birlikte hakimiyet kurarak suça sürüklenen çocuk O.'un suçuna TCK'nın 37/1 maddesi kapsamında katıldığı'nı belirtmiştir. Bu nedenle, sanık M.'nin kasten yaralama suçuna 'yardım eden' olarak değil, 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçuna 'müşterek fail' olarak katıldığına hükmedilmiştir. Mahkemenin sanık M. hakkında kasten yaralama suçuna yardımdan hüküm kurması, 'suç niteliğinde ve sanık M.'ın iştirakinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü' gerekçesiyle bozulmuştur. Bu karar, iştirak hükümlerinin uygulanmasında failin kastının ve eylem üzerindeki fonksiyonel hâkimiyetinin belirleyici olduğunu vurgulamaktadır.