Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu (İDDK) tarafından 'Adli Kolluk Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik' hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararı (2013/819 E., 06.03.2014 K. - metinde 2013/8108 E. olarak geçmektedir) üzerinden 'kuvvetler ayrılığı' ilkesinin idare hukuku açısından önemini ve idari düzenlemelerin yargılama alanına müdahale sınırlarını tartışınız. Özellikle 'soruşturmanın gizliliği' ilkesiyle ilişkisini irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71075

Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun (İDDK) Adli Kolluk Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hakkında verdiği yürütmenin durdurulması kararı, 'kuvvetler ayrılığı' ilkesinin idare hukuku açısından temel bir güvence olduğunu ve idari düzenlemelerin yargılama alanına müdahale edemeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. **Olay:** Dava konusu Yönetmelik, adli kolluk görevlilerini ve Cumhuriyet savcılarını belirli durumlarda sıralı amirlerine ve Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'adli olayları bildirme' yükümlülüğü getirmiştir. Özellikle 'Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesinin altıncı fıkrasında sayılan suçlar nedeniyle yapılan soruşturmaların aşamaları hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından doğrudan veya varsa ilgili Cumhuriyet başsavcı vekili aracılığıyla Cumhuriyet başsavcısına yazılı olarak bilgi verilmesi zorunludur' hükmü, yargılama sürecine ilişkin önemli bir düzenlemedir. **Kuvvetler Ayrılığı İlkesi ve İdari Düzenlemelerin Yargılama Alanına Müdahale Sınırları:** * **Kuvvetler Ayrılığı:** İDDK, 'kuvvetler ayrılığı' ilkesine aykırı biçimde, ceza soruşturma sürecine ilişkin usul kuralları içeren ve adli makamların görev ve yetki alanlarına ilişkin düzenleme getiren bu Yönetmelik hükümlerini hukuka aykırı bulmuştur. Anayasa'ya göre yargı yetkisi bağımsız mahkemelerce kullanılır ve yasama yetkisi (yargılama usulünü düzenleme yetkisi) Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne aittir ve devredilemez (Anayasa Md. 7, 8). * **İdarenin Düzenleme Yetkisi:** İdarenin (Bakanlıklar gibi) yönetmelik çıkarma yetkisi, Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca 'kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla' sınırlıdır. Yargılama alanına ilişkin usul ve esaslar, Kanun (CMK) ile düzenlenmesi gereken konulardır. Adli kolluk görevlilerinin çalışma şartları yönetmelikle düzenlenebilirken (CMK 167), onların yargısal görevleriyle ilgili bildirim yükümlülükleri yargılama alanına girer ve yönetmelikle düzenlenemez. **'Soruşturmanın Gizliliği' İlkesiyle İlişkisi:** * **CMK Md. 157:** CMK'nın 157. maddesi, 'soruşturmanın gizliliği' ilkesini hükme bağlar. Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda adli kolluk görevlilerince yürütülür ve bu süreç gizli tutulmalıdır. Dava konusu Yönetmelik hükümleri, adli kolluk görevlilerini ve Cumhuriyet savcılarını, adli olayları sıralı amirlerine ve Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirmekle yükümlü tutarak, bu 'soruşturmanın gizliliği' kuralını zedeleyici nitelikte bulunmuştur. * **Yetki Aşımı:** İDDK, bu tür bildirim yükümlülüklerinin yargılama alanına ilişkin bir konu olması nedeniyle yönetmelikle düzenlenmesine olanak bulunmadığını belirtmiştir. Zira, adli görevi olmayan üstlerden adli görevleriyle ilgili talimat alınmaması ve soruşturmanın gizliliğinin korunması, yargı bağımsızlığının ve adil yargılamanın temelidir. **Sonuç:** İDDK, bu Yönetmelik hükümlerinin 'yetki yönünden açıkça hukuka aykırı' olduğunu ve 'adli makamların görev ve yetki alanının olumsuz etkileneceği, telafisi güç veya imkansız zararlara yol açabileceği' sonucuna vararak yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir. Bu karar, idari makamların, yargı alanına ilişkin konularda kanuni dayanak olmaksızın düzenleme yapamayacağını ve yargının bağımsızlığının idari müdahalelere karşı korunması gerektiğini güçlü bir şekilde teyit etmektedir.