Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/2171 E., 2014/24474 K. sayılı kararını esas alarak, 'iş ve çalışma hürriyetinin engellenmesi' suçunda (TCK 117) 'müşterek faillik'in (TCK 37) nasıl uygulandığını tartışınız. Özellikle sanıkların 'yolun kapatıldığı yere birlikte gitmeleri' ve 'eylemlerin ani gelişmemesi' gibi unsurların müşterek failliğe etkisini değerlendiriniz.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/2171 E., 2014/24474 K. sayılı kararı, TCK Madde 117'de düzenlenen 'iş ve çalışma hürriyetinin engellenmesi' suçunda 'müşterek faillik'in nasıl oluştuğunu ve bu suçun vasıflandırılmasındaki temel hataları ele almaktadır. **Olay:** Sanıklar, bir fabrika giriş yolunu trafiğe kapatarak, müştekileri 'buradan geçemezsiniz, buradan taş yükleyemezsiniz, malı yüklerseniz kavga ederiz, siz Sinoplusunuz, burada size iş yaptırmayız gidin' şeklinde tehdit etmişlerdir. Bu eylemler sonucunda kamyonlar fabrikaya girememiş, ihracat malı yüklenememiş ve ihracat iptal edilmiştir. **Müşterek Faillik (TCK 37) Uygulaması:** * **Yargıtay'ın Tespiti:** Yerel mahkeme, bazı sanıklar hakkında TCK 117/1 ve 119/1-c maddelerinden mahkûmiyet, diğerleri hakkında ise aynı suçtan beraat hükmü kurmuştur. Ancak Yargıtay, bu kararı bozmuştur. Yargıtay'a göre, 'beraate eden sanıklar Ö. vd'in öbür sanıkların iş ve çalışma hürriyetine engel olmak için işledikleri tehdit eylemleri sırasında olay yerinde bulunup suçu doğrudan doğruya birlikte işledikleri ve T.C.K.nın 37. maddesi anlamında eylemlerin bütününden sorumlu oldukları' kabul edilmelidir. * **'Yolun Kapatıldığı Yere Birlikte Gitmeleri' ve 'Eylemlerin Ani Gelişmemesi':** Yargıtay, bu unsurların müşterek failliğin varlığını desteklediğini vurgulamıştır. Sanıkların yolun kapatıldığı yere 'birlikte gitmeleri', aralarında 'birlikte suç işleme kararının' varlığını gösterir. Ayrıca, eylemlerin 'ani gelişmediği', yani önceden planlanmış olduğu ve 'iş ve çalışma özgürlüğünü engellemek için orada bulunduklarını bildikleri' tespiti, her bir sanığın fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurduğunu ortaya koyar. Bu durum, her bir sanığın, icra hareketlerini gerçekleştirmese bile, suçun tamamlanması üzerinde fonksiyonel ve belirleyici bir rol üstlendiğini gösterir. **Suçun Vasıflandırılması ve Gerekçedeki Yetersizlikler:** * Yargıtay, sanıkların eylemlerinin TCK 117/4. maddesinde düzenlenen suçu (cebir veya tehdit kullanılarak iş ve çalışma hürriyetini engelleme) oluşturup oluşturmadığının tartışılmadığını bir eksiklik olarak belirtmiştir. Yani, sanıkların tehdit eylemleri, sadece TCK 117/1'e (hürriyetin engellenmesi) değil, aynı zamanda 117/4'e (cebir/tehdit ile engelleme) de temas edebilir. Bu da daha ağır bir vasıflandırma gerektirebilir. * Yargıtay ayrıca, yerel mahkemenin 'eksik ve yetersiz gerekçeyle' hüküm kurmasını eleştirmiştir. Gerekçede, delillerin nasıl değerlendirildiği, sanıkların her birinin rolü ve katkısının suçun oluşumuna etkisi yeterince açıklanmamıştır. Bu karar, iştirak halinde işlenen suçlarda, failin fiziki olarak tüm icra hareketlerini yapması gerekmediğini, ancak suçun işlenişi üzerinde ortak bir hâkimiyet kurmasının (birlikte suç işleme kararı, işbölümü, eylemin ani gelişmemesi gibi unsurlarla desteklenen) müşterek faillik için yeterli olduğunu göstermektedir. Ayrıca, mahkemelerin kararlarında gerekçelendirme yükümlülüğünün titizlikle yerine getirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.