Danıştay 2. Dairesi'nin 2016/14817 E., 2017/2678 K. sayılı kararı bağlamında, 'stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği hükümlerinin uygulanmaması'na ilişkin düzenlemenin hukuka aykırılığını Anayasa'nın 41. maddesi ve 'ölçülülük ilkesi' üzerinden değerlendiriniz. Bu durumun yaratabileceği 'telafisi imkansız zararlar'ı açıklayınız.
Danıştay 2. Dairesi'nin 2016/14817 E., 2017/2678 K. sayılı kararı, kamu personelinin yer değiştirme taleplerinde aile birliği mazeretinin önemini ve bu konudaki düzenlemelerin Anayasa ve idare hukuku ilkelerine uygunluğunu ele almaktadır. **Olay:** Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, 'stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin ... beşinci fıkrası (eşi serbest veya özel kuruluşlarda çalışan personel için yer değiştirme şartı) uygulanmaz' hükmü getirilmiştir. Bu, hekimleri de kapsayan stratejik personelin eş durumu özrü nedeniyle yer değişikliği yapma hakkının tamamen kaldırılması anlamına gelmektedir. **Hukuka Aykırılık ve Anayasa Md. 41 ile İlişkisi:** * **Anayasa Md. 41 (Ailenin Korunması):** Anayasa'nın 41. maddesi, 'Aile, Türk toplumunun temelidir... Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır...' hükmünü taşır. Danıştay, bu maddenin devlete 'ailenin korunması, huzur ve refahının sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması' yükümlülüğünü yüklediğini ve 'aile birliğinin sağlanması'nın bu görevin temel koşullarından biri olduğunu vurgulamıştır. Aksi bir uygulamanın, ailenin huzurunu temelden sarsarak maddi ve manevi anlamda toplum açısından giderilmesi çok zor olan zararları beraberinde getireceğini belirtmiştir. * **657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Md. 72:** Bu madde de, 'aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de istemi halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere... yapılır' hükmünü içerir. Yönetmelik değişikliği, bu Kanun hükmü ile de çelişmektedir. * **Genel Yönetmelik'e Aykırılık:** Danıştay, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'te 01.09.2016 tarihli değişiklikle 'Genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla birinci fıkranın (d) bendine dair farklı usul ve esaslar belirlenebilir' ibaresi eklenmiş olsa da, bu değişikliğin 'stratejik personel' için eş durumu özrünü tamamen kaldırma yetkisi vermediğini, sadece 'farklı usul ve esaslar' belirleme yetkisi tanıdığını belirtmiştir. Dolayısıyla, dava konusu düzenleme, Genel Yönetmeliğe dolayısıyla hukuka aykırıdır. **Ölçülülük İlkesi ve Telafisi İmkansız Zararlar:** * **Ölçülülük İlkesi:** Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesi, bir amaca ulaşmak için başvurulan tedbirin elverişli, gerekli ve orantılı olmasını gerektirir. 'Stratejik personel'in yer değişikliği taleplerinde aile birliği mazeretinin tamamen kaldırılması, kamu hizmetinin gerekleri ile aile birliğinin korunması arasındaki dengede 'orantısız' bir müdahale olarak değerlendirilmiştir. Kamu hizmetinin aksamaması amacı meşru olsa da, bu amaca ulaşmak için aile birliğini tamamen göz ardı eden bir düzenleme ölçülü değildir. * **Telafisi İmkansız Zararlar:** Danıştay, aksi halde stratejik personel açısından aile birliğinin sağlanamayacak olmasının 'telafisi imkansız zararlar' doğuracağını kuşkusuz kabul etmiştir. Aile bütünlüğünün bozulması, eşlerin birbirinden ayrı yaşamak zorunda kalması, çocukların gelişimi üzerindeki olumsuz etkiler gibi manevi zararlar, çoğu zaman maddi tazminatla dahi giderilemeyecek niteliktedir. Bu nedenle, hukuka aykırılıkla birlikte telafisi imkansız zarar şartı da oluşmuştur. Sonuç olarak, Danıştay, aile birliği mazeretinin kamu personelinin yer değiştirme işlemlerinde Anayasal bir güvence altında olduğunu ve bu hakkın tamamen ortadan kaldırılmasının Anayasa, kanun ve genel yönetmeliklere aykırı olduğunu, ayrıca telafisi imkansız zararlara yol açacağını belirterek yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir.