Danıştay 5. Dairesi'nin 2010/4406 E., 2010/ K. sayılı kararını esas alarak, 'Tam Gün Kanunu'na ilişkin bir basın açıklamasının neden 'kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem' niteliğinde kabul edildiğini tartışınız. Bu kararın, doktorların serbest çalışma hakkı ve Anayasa Mahkemesi iptal kararının yorumlanması üzerindeki etkisini değerlendiriniz.
Danıştay 5. Dairesi'nin 2010/4406 E., 2010/ K. sayılı kararı, 'Tam Gün Kanunu'na ilişkin bir basın açıklamasının (internet duyurusu) 'kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem' niteliğinde kabul edilmesiyle idare hukuku açısından önemli bir içtihat sağlamıştır. **Basın Açıklamasının 'Kesin ve Yürütülmesi Zorunlu İdari İşlem' Niteliği:** * **Olay:** Sağlık Bakanlığı, 'Tam Gün Kanunu' (5947 sayılı Yasa) ile Anayasa Mahkemesi'nin bu Kanun'un bazı hükümlerini iptal eden kararı sonrasında, internet sitesinde 'kamuda görev yapan doktorların özel muayenehane açmalarının mümkün olmadığı'nı ve bu yasağın belirli bir tarihten itibaren başlayacağını duyurmuştur. Bu duyuru, bir basın açıklaması niteliğindedir. * **Danıştay'ın Değerlendirmesi:** Danıştay, bu basın açıklamasının sadece bir 'bilgi notu' veya 'görüş' olmadığını, aksine 'kamu gücü ve erkinin, üçüncü kişiler üzerinde, ayrıca bir başka işlemin varlığı gerekmeksizin, doğrudan doğruya hukuki sonuç doğuran ve etkisini gösteren' bir işlem olduğunu kabul etmiştir. Gerekçeleri: * **Yaptırım Unsuru:** Duyuru, tüm ülke düzeyinde görev yapan kamu görevlisi hekimler için 'uyulması zorunlu bir işlem' olarak yaptırım unsurunu içinde barındırmaktadır. * **Mevcut Hukuki Durumu Belirleme:** Anayasa Mahkemesi kararını yorumlayarak mevcut hukuki durumun sona ereceği tarihi bildirmiş ve bu tarihten sonraki uygulamayı belirlemiştir. * **Emredici ve Zorlayıcı Nitelik:** İçinde yaptırım tehdidi bulundurarak emredici ve zorlayıcı nitelik taşıyan, düzenleyici bir işlem niteliğinde bulunması nedeniyle iptal davasına konu olabilecek 'kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem' olduğu sonucuna varılmıştır. **Doktorların Serbest Çalışma Hakkı ve AYM Kararının Yorumlanması Üzerindeki Etkisi:** * **AYM İptal Kararı:** Anayasa Mahkemesi, 5947 sayılı Yasa'nın, üniversite öğretim elemanlarına muayenehane açma yasağı getiren 3. maddesini ve tabiplerin sadece bir sağlık kurumunda çalışabilme zorunluluğunu getiren 1219 sayılı Yasa'nın 12. maddesinin '...bentlerden yalnızca birindeki...' ibaresini iptal etmiştir. * **Danıştay'ın Yorumu:** Danıştay, AYM'nin iptal kararının sadece üniversite öğretim elemanlarıyla sınırlı olmadığını, 1219 sayılı Yasa'nın 12. maddesindeki ibarenin iptalinin doğal sonucu olarak 'kamuda görev yapan bir doktorun, sekiz saatlik çalışma bittikten sonra özel muayenehane de açabileceği' sonucunu doğurduğunu belirtmiştir. 1219 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin doktorlara özel muayenehane açma yetkisi verdiğini ve bu faaliyetin 657 sayılı Yasa'nın 28. maddesindeki ticaret yasağı kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulamıştır. * **Hukuka Aykırılık:** Sağlık Bakanlığı'nın, AYM kararını dar yorumlayarak kamu doktorlarına özel muayenehane yasağı getirmesi, 5947 sayılı Yasa hükümlerine, Anayasa Mahkemesi kararına ve hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle, dava konusu işlemin yürütmesi durdurulmuştur. Bu karar, idarenin kendi internet sitesinde yaptığı duyuruların dahi, eğer hukuki sonuç doğurucu ve zorlayıcı nitelikteyse, yargı denetimine tabi 'icrai işlem' sayılabileceğini ve idarenin Anayasa Mahkemesi kararlarını yorumlarken bu kararların gerçek amacını ve kapsamını dikkate alması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Ayrıca, doktorların mesleki serbestiyet haklarının korunması açısından da önemli bir emsal oluşturmuştur.