Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/11944 E., 2017/11944 K. sayılı kararı ışığında, sanığın bir vaatle mağdurdan aldığı kredi kartını kullanarak para çekmesi eyleminin neden 'basit dolandırıcılık' değil, 'banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması' suçu olduğunu tartışınız. Bu kararın TCK 245/1'deki 'her ne suretle olursa olsun' ifadesine yüklediği anlamı değerlendiriniz.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/11944 E., 2017/11944 K. sayılı kararı, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun vasıflandırılmasında önemli bir ayrımı ortaya koymaktadır. **Olay:** Sanık, katılana para gönderileceğini söyleyerek, gönderilen parayı ATM'den çektikten sonra kartı iade edeceği vaadiyle katılandan kredi kartını almıştır. Ancak daha sonra bu karttan parça parça toplamda 1500 TL çekmiştir. **Hukuki Değerlendirme ve Neden Dolandırıcılık Değil, TCK 245/1:** Yerel mahkeme, bu eylemi muhtemelen 'basit dolandırıcılık' olarak vasıflandırmış olsa da, Yargıtay bu kararı bozmuştur. Yargıtay'a göre bu eylem, TCK Madde 245/1'de düzenlenen 'Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu'nu oluşturmaktadır. Gerekçeleri şunlardır: 1. **TCK 245/1'in Kapsayıcılığı ('her ne suretle olursa olsun'):** Madde 245/1'in gerekçesi, 'banka veya kredi kartlarının hukuka aykırı olarak kullanılması suretiyle bankaların veya kredi sahiplerinin zarara sokulmasını... önlemek' amacını taşır. Kararda belirtildiği üzere, 'her ne suretle olursa olsun' ifadesi, banka veya kredi kartının yasalarda suç oluşturmayan eylemlerle ele geçirilmesi durumunu da kapsar. Bu düzenleme ile kanun koyucu, kartın failin eline hukuka uygun yollardan geçse bile (örneğin güvene dayalı olarak vaatle alınması gibi) banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılmasını yaptırıma bağlamak istemiştir. 2. **Mağdurun Rızasının Sınırı:** Dolandırıcılık suçunda mağdurun hileli davranışa aldanarak malvarlığı üzerinde tasarruf etmesi esastır. Olayda kart vaatle teslim edilmiş olsa da, para çekme işlemi (1500 TL) mağdurun rızası dışında gerçekleşmiştir. Mağdurun kartı verme rızası, belirli bir amaçla (para çekip iade etme) sınırlıdır. Bu rızanın aşılması ve kartın 'rızası olmaksızın' başka amaçla kullanılması, TCK 245/1'in unsurlarını oluşturur. Yani, mağdur kartı sanığa 'kullanma' rızasıyla değil, 'geçici olarak elinde bulundurma ve belirli bir işlemi yapma' rızasıyla vermiştir. Kartın, bu rızanın dışına çıkarak kullanılması TCK 245/1'i doğurur. 3. **Suçların Koruduğu Hukuki Değerler:** Dolandırıcılık malvarlığını korurken, TCK 245 banka ve kredi kartlarının hukuka aykırı kullanımını ve bilişim sistemlerinin güvenliğini de korur. Kartın 'kullanılması' eylemi bu özel madde kapsamında ele alınmalıdır. Bu kararda, 'Kart, sahibinin rızası dışında ve/veya suç teşkil eden yöntemlerle elde edilmiş olabileceği gibi, sahibinin rızası ile ele geçirilmiş de olabilir. Her iki hâlde de diğer şartları varsa banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu oluşacaktır. Önemli olan, kartı kullanan kimsenin hukuka aykırı yarar elde etmiş olmasıdır.' ifadesiyle, kartın elde ediliş biçimi ne olursa olsun, rızasız kullanım ve yarar sağlama eylemlerinin TCK 245/1'in temelini oluşturduğu vurgulanmıştır.