Yargıtay kararlarında 'hukuka aykırı arama'nın ceza yargılamasındaki delil niteliği üzerindeki etkisini Anayasa ve CMK hükümleri ile Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/15746 E., 2016/2709 K. sayılı kararındaki karşı oy bağlamında tartışınız. Özellikle uyuşturucu madde suçlarında bu ilkenin uygulanmasının önemini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #71048

Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılamayacağı ilkesi, adil yargılanma hakkının ve hukuka uygunluk prensibinin temel bir güvencesidir. Bu ilke, Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ('Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez') ve CMK'nın 206/2-a ('Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse, reddolunur'), 217/2 ('Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir') ve 289/1-i maddeleri ('Hüküm, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanmışsa, hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayılır') ile güvence altına alınmıştır. **Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/15746 E., 2016/2709 K. Sayılı Kararındaki Karşı Oy ve Uyuşturucu Madde Suçları:** Bu karardaki karşı oy, uyuşturucu madde ticareti suçunda 'hukuka aykırı arama' sonucu ele geçirilen delillerin durumunu irdelemiştir. Olayda, sanıklara ait bir ticari takside, 'uyuşturucu madde taşınacağı' yönünde ihbar alınmasına rağmen, herhangi bir 'yazılı arama emri/kararı' alınmadan araçta arama yapılmış ve uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Karşı oy, bu aramayı hukuka aykırı bulmuştur. Gerekçeleri şunlardır: 1. **Anayasal ve Kanuni Şartlar:** Anayasa'nın 20. ve 21. maddeleri ile CMK'nın 116-119. maddeleri gereğince, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin 'yazılı emri' bulunmadıkça kimsenin üstü, eşyası, aracı ve konutu aranamaz. 2. **Somut Suç Şüphesi ve Adli Arama:** Olayda, plaka bilgisiyle ticari taksinin takip edilmesi ve uyuşturucu madde taşıdığına dair ihbarın varlığı, 'somut suç şüphesinin' bulunduğunu göstermektedir. Bu durumda 'önleme araması' değil, CMK'nın 116-119. maddelerine uygun şekilde 'adli arama emri/kararı' alınması gerekmektedir. Karşı oy, somut olayda önleme araması kararı dahi bulunmadığına dikkat çekmiştir. 3. **Delillerin Hukuka Aykırılığı:** Hukuka aykırı bir arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddeler, hem 'suçun maddi konusu' hem de 'suçun delili' olup, hukuka aykırı yöntemle elde edildikleri için Anayasa'nın 38/6. maddesi ve CMK'nın ilgili hükümleri uyarınca hükme esas alınamazlar. Bu durum, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesini gerektirir. **Uyuşturucu Madde Suçlarında Uygulamanın Önemi:** Uyuşturucu madde suçları, toplum sağlığı ve güvenliği açısından ciddi suçlardır ve kamu düzenini doğrudan ilgilendirir. Ancak bu suçların soruşturma ve kovuşturmasında dahi, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkı ilkelerinden taviz verilemez. Yargıtay'ın bu konudaki hassasiyeti, delil elde etme sürecindeki hukuka uygunluğun, suçun ağırlığından bağımsız olarak mutlak bir şart olduğunu göstermektedir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin dışlanması, yargılamanın meşruiyetini ve devletin hukuk devleti niteliğini koruma amacına hizmet eder. Bu, aynı zamanda kolluk kuvvetlerinin delil toplama yetkilerini kanunlar çerçevesinde kullanmaları gerektiği yönünde bir uyarı niteliğindedir.