Metindeki yazar, Yargıtay'ın 'taraf olunan özel konuşmanın kaydedilmesini TCK m. 134'ten cezalandırma' görüşünü neden eleştirmektedir?
Yazar, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun (TCK m. 134) oluşabilmesi için 'gizliliğin ihlal edilmiş' olması gerektiğini savunur. Kişi, özel hayatına ilişkin bir bilgiyi kendi rızasıyla konuştuğu kişiye zaten açıklamıştır; dolayısıyla bu kişiye karşı bir 'gizlilik' kalmamıştır. Konuşmanın bu tarafça kaydedilmesi, mevcut bir gizliliği ihlal etmez, sadece gizliliğin gelecekte ihlal edilme tehlikesini yaratır. Yazar, bu tehlikenin suçu oluşturmak için yeterli olmadığını, fiilin aslında 'kişisel verilerin kaydedilmesi' (TCK m. 135) suçunu oluşturduğunu savunmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kisinin-tarafi-oldugu-konusmayi-rizasiz-kaydetmesi, Bölüm VI)