Avukatın şüpheli veya sanığın yanında durması, CMK m. 149/3'e göre bir hak mıdır, yoksa bir yükümlülük müdür? Bu hakkın ihlal edilmesi durumunda, bu durumun yargılamanın sonucuna etkisi ne olabilir?
CMK m. 149/3, avukatın şüpheli veya sanığın yanında durmasını bir 'hak' olarak düzenler. Bu, hem müdafiin mesleğini icra etme hakkı, hem de şüpheli/sanığın hukuki yardım alma hakkıdır. Bu hakkın engellenmesi veya kısıtlanması yasaklanmıştır. Bu hakkın ihlal edilmesi, 'savunma hakkının kısıtlanması' niteliğinde olup, bu durum CMK m. 289/1-h uyarınca mutlak bir hukuka aykırılık (mutlak bozma nedeni) hali teşkil eder. Yani, avukatın sanığın yanında olması engellenerek yapılan bir sorgu veya savunma alınması, temyiz aşamasında kararın başka bir inceleme yapılmaksızın bozulmasını gerektirebilir. Bu, hakkın ne kadar temel ve önemli olduğunu göstermektedir. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/avukatin-supheli-sanigin-yaninda-durmasi)