Bir kişinin, resmi nikahlı eşinden boşanmış ve velayeti kendisine verilmiş çocuğunu, eski eşinin annesine (çocuğun anneannesi) bırakmak istemesi, ancak anneannenin çocuğu kabul etmemesi üzerine çocuğu geri almaması şeklindeki eylem, TCK m. 97 (Terk) ve TCK m. 233 (Aile Hukuku Yükümlülüğü) açısından nasıl değerlendirilmelidir?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/1780 E., 2015/33630 K. sayılı kararına göre, bu eylem TCK m. 97'deki terk suçunu oluşturmaz. Çünkü sanık, çocuğu tamamen korumasız bir ortama değil, bir yakınına bırakmaya çalışmıştır. Dolayısıyla 'kendi haline terk' unsuru gerçekleşmemiştir. Ancak Yargıtay, sanığın velayeti kendisinde olan çocuğuna karşı bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle eyleminin TCK'nın 233. maddesinde düzenlenen 'aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali' suçunu oluşturacağını belirtmiştir. Bu nedenle, sanık hakkında terk suçundan beraat kararı verilmesi, ancak TCK m. 233'ten dolayı eylemin değerlendirilmesi gerekirdi. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-97-terk-sucu.html)