Avukat, noter, hekim gibi meslek mensuplarının sır saklama yükümlülüğü bulunan mesleki görüşmelerinin, bu görüşmeye katılan diğer tarafça rızasız kaydedilmesi eylemi, özel hayatın gizliliğini düzenleyen TCK m. 134 açısından nasıl bir özellik arz eder?
Metindeki yazarın görüşüne göre, bu tür mesleki görüşmelerin kaydedilmesi, sıradan bir özel hayat konuşmasının kaydedilmesinden daha ağır bir nitelik taşır. Avukatlık Kanunu m. 36 gibi özel kanunlar ve CMK m. 46, bu meslek mensuplarına sır saklama yükümlülüğü ve tanıklıktan çekinme hakkı tanımıştır. Bu, bu görüşmelerin en üst düzeyde gizliliğe sahip olduğunu gösterir. Bir kişinin bu meslek mensuplarıyla yaptığı görüşmelerin 'en özel ve en gizli görüşmeler' olduğu kabulünden hareketle, bu konuşmaların diğer tarafça rızasız kaydedilmesi, TCK m. 134/1'de düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu 'evleviyetle' (öncelikle) oluşturur. Hatta yazar, bu tür kayıtlardaki gizlilik ihlali tehlikesinin, sır saklama yükümlülüğü nedeniyle somut bir zarara dönüştüğünün kabul edilebileceğini savunarak fiilin TCK m. 134 kapsamına girdiğini güçlendirmektedir. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/kisinin-tarafi-oldugu-konusmayi-rizasiz-kaydetmesi)